3 Mart 2010 Çarşamba

LİG DAHA BİTMEDİ!


Şubat ayına girerken yaşayacağımız maç yoğunluğundan bahsediyorduk. Uefa Avrupa Ligi ,Türkiye Kupası, Süper Lig... 2 günde 1 maç yaptığımız oldu. Ligin etkili takımı Bursasporla tam 3 kez karşılaştık. Türkiye kupasında, Guiza sağolsun 3-0 lık galibiyet sonrası rövanş maçında deplasmanda durum 3-0 iken son dakika golüyle 3-1 yapıp turu geçmeyi başardık.
O kadar rezil bir oyundu ki hatırlamak bile istemiyorum. Ama belirtmek durumundayım. Ligde ise 2-0 dan 2-3 yenildiğimiz maçta takımın ruhunu kaybettiğini, yeni bir taze kana ihtiyaç duyduğunu tekrar gördük. Aziz başkan "Takımın transfere ihtiyacı yok", derken gözündeki ışık şuanda kimsede yok. O ışığı kaybettik. Takım çok moralsiz 7 maçtır galibiyetimiz yok. Şubat ayı en uğursuz ayımız oldu. Hemen toparlanıp eski gücümüze kavuşmamız lazım.
Bu hafta Antalyaspor ile maçımız var. Bizim için bir dönüm noktası olabilir. Henüz 22.haftadayız geriye 12 hafta kaldı. Eğer Daum taktiksel hata yapmaz ise bu hafta 3 puan bizim olur. 5 puanlık fark bizim için sorun değil. Biz inanmayana inandığımız için inanmayanların gördüğünü görürüz. Biz her ne kadar yenilip futbolcumuza kızsak da biz Fenerbahçe aşkıyla,sevgisiyle takımımızın hep arkasındayız. Tek renk Sarı-Lacivert bizim için!..

HEP DESTEK TAM DESTEK!! LİG DAHA BİTMEDİ!
BİZLER İNANDIK SİZ DE İNANIN!!!

Evet geri döndüm :)





Uzan aradan sonra tekrar geri döndüm. Herkese Merhaba. Beni tanımayanlar olabilir; ben Mustafa Can. Bu bloğu açalı 2 sene kadar oldu. Fenerbahçe aşkını yaşayanlar ve bu asilliği yüreğinde hissedenler için buradayım. Paylaşımlarıma devam edeceğim. İyi günler:)

6 Haziran 2008 Cuma

Türkiye - Portekiz (70 MİLYON TEK YÜREK)


Euro 2008 heyecanı aylar öncesinden hissettirmeye başlamıştı. Tüm Türkiye bu büyük turnuvayı bekliyorduk. Çünkü 2002 yılındın beri başarıya aç bir millettiz. Başarılarımızı 2006 Dünya Kupası'na taşımak istiyorduk fakat talihsiz bir maçla gruplara kalamadan elenmiştik. Çok büyük bir üzüntü duymuştuk çünkü bu turnuvayı bekliyorduk. Sesimizi tekrar Dünya'ya duyurmak istiyorduk. Şimdi ise aradan 6 yıl geçti ve hala da çok istekliyiz. Başarıya açız. Bizi küçümseyen milletlere(!) gücümüzü gösterip onları susturmak istiyoruz.

Turnuvaya sayılı saatler kaldı. Millerimiz yarın 21.45 te turnuvadaki ilk maçını Portekiz ile oynayacak. Grubun, hatta turnuvanın büyük favorilerinden Portekiz ile karşılaşacağız. Defans,forvet,ortasaha her yerde çok iyi oyuncuları var. Çok kaliteli bir ekip. Ama hepimiz biliyoruz ki futbol da kalite mutlaka var fakat yürek olmadan hiçbişey olmuyor. Biz belki çok kaliteli olmayabiliriz ama biz yüreğimizle oynuyoruz , biz nice devler(!) gördük kağıt üstünde dev(!) olan.Ama sahada hiçbirşey yapamayan. Biz tek yürek olduk , bu turnuvayı alnımızın akıyla başarılı bir şekilde bitireceğiz. Bu başarılı yoldaki ilk basamağımız yarın ki Portekiz maçı olacak. Onları yenip bu basamakları tek tek tırmanacağız. Allah yardımıcımız olsun . Millilerimize başarılar...




4 Haziran 2008 Çarşamba

ŞAMPİYON FENERBAHÇE!!!


"2007 -2008 sezonu Beko Basketbol Ligi'nde şampiyon bugün yapılan karşılaşma ile belli oldu. Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız geçtiğimiz yıl da olduğu gibi bu yılda şampiyonluğa adını yazdırdı.

Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmayı takımımız 90 - 79 skorla galip tamamladı ve seriyi 4-1'e getirerek şampiyon oldu.

Karşılaşmayı Başkanımız Aziz Yıldırım, yönetim kurulu üyelerimiz de izledi.
İlk yarısı 50-40 biten maçın devre arasında Fenerbahçemize şampiyonluk getiren Kürek A Takımımız, Fenerbahçe Ülker Yıldız Erkek Basketbol Takımımız, Fenerbahçe Yıldız Bayan Basketbol Takımlarımız kupalarını ve madalyalarını aldılar. Sporcularımıza kupaları, madalyalarını hediyelerini Başkan Vekilimiz Nihat Özdemir ve Fenerbahçe Ülker Basketbol İcra Komitesi Üyesi Aydın Acun verdi."


Veeee mutlu son !
EN BÜYÜK FENERBAHÇE! ŞAMPİYON FENERBAHÇE!

ŞAMPİYONLUK GECESİNDEN GÖRÜNTÜLER....;













3 Haziran 2008 Salı

Abdi İpekçi'de Sarı Lacivert Gece...



"Arçelik A.Ş'nin Beko markasıyla 4 yıllık isim sponsoru olmasının ardından geçen sezondan itibaren ''Beko Basketbol Ligi'' olarak oynanan Erkekler Birinci Basketbol Ligi'nde takımımız Fenerbahçe Ülker Basketbol , play-off final serisinde yarın Türk Telekom'u yenip, üst üste 2. kez şampiyon olmayı hedefliyor.

Beko Basketbol Ligi play-off serisinde Türk Telekom karşısında 3-1 önde olan takımımız, yarın kendi sahasında yapılacak serinin 5. maçında rakibini yenerek, 2007-08 sezonunun şampiyonu olmayı istiyor."

Sene başında Tanjevic ve ekibiyle hayal kırıklığına uğradık belki ama avrupada şampiyonlar liginde çeyrek final oynadık . Aynı futboldaki gibi :) . ligde istikrarsız sonuçlar avrupada çeyrek final başarısı :) . ligi 3.bitirdik . play offlarda çok iyi maçlar çıkardık . Efesi çok rahat geçtik ve finale çıktık. Karşımızda başarıya aç bir telekom vardı ama tabi karşısında biz olunca o açlık tükendi :D
Telekomu da 4-0 yenebilirdik ama şanssızlık Ankara da kaybettik 1 maçı.
Evimize şampiyonluk maçı oynamaya geliyoruz :). Belki de en hayırlısı bu :)
İnşallah bu gece şampiyonluk şarkıları söyleyeceğiz..

2 Haziran 2008 Pazartesi

AZİZ BAŞKAN KONUŞTU ..


"Büyümek için gereken her şeyi yapacağız"




Başkanımız Aziz Yıldırım, FB TV'deki Futbol Zirvesi adlı programda İhsan Topaloğlu'nun gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Yaklaşık iki buçuk saat süren programda Başkanımız Aziz Yıldırım, Federasyonun üzerine düşen görevleri, Kulüpler Birliği'nin misyonu, amatör şubelerde yatırımların arttırılması, Fenerbahçe'de tesislerin son durumu, futbol takımımızda kaçan şampiyonlukta nelerin payı var ve yeni sezonda yapılacak değişiklikler ile son olarak transferlere ilişkin çok önemli açıklamalar yaptı. Fenerbahce.org'un dakika dakika sayfaya taşıdığı açıklamalar şöyle:

- Avrupa kulüpleriyle aynı şartlarda yarışma şansımız olmalı -

"Fenerbahçe Spor Kulübü olarak sadece futbolda değil, erkek basketbol ve bayan basketbolde de çeyrek final oynadık. Avrupa'da da başarılı bir sezon geçirdi Fenerbahçe. Futbol olarak Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kadar kalması ve finale kadar gidebilecek bir pozisyon yakalamamıza rağmen, Chelsea gibi bir futbol devine yenildik. Bu başarının nedenleri arasında da kurumsal yapı, tesisleşme, kulübün belli bir potansiyele kavuşturulması var. Böylece sportif anlamdaki başarılar yavaş yavaş geliyor. Avrupa'da 1. turda elenmeler, UEFA'da ön elemede elenmeler artık yok. Son yıllarda Şampiyonlar Ligi'ne katılmasıyla birlikte Fenerbahçe tecrübe kazanmaysa başladı. Eksikleri tamamlayarak bugünlere geldik. Burada yönetim, sporcularımız, taraftarımız herkes üzerine düşeni yaptı. Bundan sonra önemli olan bu trendin devam etmesidir. Tüm arzumuz budur. Bunun içini yönetim, taraftar, camia hepimiz çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz."

"Yabancı sayısı sezon başı çıksaydı daha ilerilere giderdik şeklinde yorumlamak" yanlış olur. Sıkıntı şu: Yerli oyuncu kaliteli olursa, yabancı oyuncuyu askıya alırız. Bizde yerli futbolcular 19 yaşına kadar başarılı, ondan sonra düşüş başlıyor, üzerine bir şeyler koyup yukarı çıkamıyorlar. FİFA'nın aldığı 6+5'e olumlu bakarız. Çünkü onlar da yabancı kısıtlamasına girdiği için, eşitlik sağlanır. Çünkü "Yabancı oyuncu sayısı artsın" dememizin amacı, Avrupa kulüpleriyle aynı şartlarda yarışma şansı. Şartları tüm ülkeler için aynı noktaya getirmeliyiz. Avrupa Birliği bu konuya karşı çıkıyor. Avrupa Birliği üyesi olanların serbest dolaşımı var, bu olmaz diyorlar. Tüm ülkelerde aynı şartların uygulaması bizim için faydalıdır."

"Şampiyonlar Ligi'nde yarı finale çıkmak konusunda umutluyduk. Bu turu geçebilmenin beklentisi vardı. Ama burada gerçekler de var. Her anlamda karşılaştırma yaptığınızda, rakibimizin bizden iyi oyuncuları var, takımlarının defalarca Avrupa'da oynamaları, ekonomik anlamda önde oldukları gerçeği var. Bizim inancımız ve oyuncularımızın kalitesinden dolayı beklentilerimiz vardı. Ama şanssızlıklar da yaşandı. Appiah ve Carlos'un sakatlıkları bunlara bir örnek. Bu tecrübeyi yaşamak, umut etmek bile önemliydi. Bir üst tura geçebilirdik. Ancak bu durum ilerdeki yıllar için tecrübe olacak. Final oynasaydık güzel olurdu. Bu duruma şanssızlık demek lazım. Sporun içinde her şey var. Bizim için gelecekte tecrübe olacak."

"Futbol Federasyonu'nun radikal kararlar alması lazım. Bunun için çalışıyorlar. Almanya, Hollanda ya da Avrupa'nın farklı ülkelerinde Türk çocuklarının 16-17 yaşında oradaki liglerde oynadıklarını duyuyoruz. Bize teklif ediyorlar biz de takip ediyoruz. Türkiye'de bu yok. Bu standartta 3-4 oyuncu anca çıkıyor. Sıkıntı var. Bunun aşılması lazım. Birinci lig kulüplerinin altyapı oluşturmaları lazım. Bir çok lig var. Sayısız takım var. 2 futbol ayakkabısını omzuna atan takım kuruyor. Bu sistem devam ediyor. Takımları ve orada oynayan oyuncuları kaliteli hale getirilmeli. Eğitimciler getirilmeli. Futbolun nereye gideceğini, futbolda olan her şeyi ayrıca düzenlemek lazım. Başkan geliyor, her harcamayı yapıyor, borçları bırakıp gidiyor, yeni gelen yönetim sıkıntı yaşıyor. UEFA'nın denetlemesi gelecek. Buna uygun olmayanlar, ceza alacak. Biz her şeyi yaptık, 5 bin euro ceza aldık. Kulüpler UEFA'nın yaptıkları statülere uymak zorunda kalacaklar. Sistemi düzeltirsek kaliteli oyuncular gelmeye başlayacak. Yabancı kimi oynatabiliriz kimi oynatamayız diye düşüneceğiz. Türkiye Ligi dışında da mücadele ediyoruz. Başarılı olmak istiyoruz. Tüm takımlar Avrupa kriterlerine uyacak. Çünkü buna uymak için önce puan silecekler, ligden çıkartmak isteyecekler ya da Avrupa Ligleri'ne almayacaklar… Sonunda biz de zoru görüp yapmak durumunda kalacağız."

- Fenerbahçe'nin her yıl şampiyon olan bir takım olması amacımızdır –

"Ben ve yönetimdeki arkadaşlarımız şampiyonluğun kaçmasından dolayı üzüldük. Denizli'de kaçan şampiyonlukta daha çok üzüldük. Çünkü o zamandan daha iyi oyuncular ile takımı kurduk. Yurtdışında yaptığımız mücadele futbolcularımızın buna konsantre olması nedeniyle bir türlü başarılı olamadık. Şampiyon olamamak başarısızlıktır. Takımın bizim kadar rahatsız olması da bizi umutlandırıyor. Fenerbahçe'nin her yıl şampiyonluğa oynayan ve şampiyon olan bir takım olması amacımızdır. Üzülüyorum çünkü kadro ve yönetim olarak kulüp yapısı olarak da Türkiye'nin en iyisiyiz. Başarısızlık var. Ben buna tahammül edemiyorum. Her şeyiniz var ve başaramıyorsanız eksiklik var demektir. Çok rahatlık, insanları rehavete sevk ediyor. Bunu gidereceğim."

- Teknik direktör yetkisini kullanmalı -

Teknik direktör mevzusunda müdahale edip etmemenin ötesinde sorumluluklara bakılmalı. Şirketlere baktığınızda yönetim kurulu, altında yöneticiler ve çalışanlar vardır. Bugün basında, genel yayın yönetmenleri her gün toplantılar ve denetlemeler yapar. Dünya'nın her yerinde bu kaidedir. Bu durumu Başkanın kadroyu kağıda yazıp teknik direktöre verdiği dönemler gibi yorumluyorlar. Halbuki kurumlar çalışıyor. İnsanlara belli sorumluluklar vereceksiniz ve ondan sonra onları denetlemek de sizin göreviniz. Dışarıdan bir tane antrenör geliyor, hiçbir şey anlatmıyorsunuz, sonra 'Sen şampiyon ol' diyorsunuz. Böyle şey olur mu? Anlatmalısınız 'Burada böyle olur, burada böyle olur' diye. Başkan her yere gider. Sorumluluk alan bir kişinin sorumluluğu gereği uyarması, denetlemesi lazım. Yetki verilmiştir, bu yetkiyi kullanırsın. Herkesin mantalitesi başkadır. Bir Brezilyalınınki farklıdır, İngilizinki farklıdır. Ama önemli olan menfaatler içerisinde her zaman karşılıklı oturup konuşarak bunlar aşmalıyız. Antrenör başarılı olursa, kendi kazanır. Kulüp başarılı olursa, başkan yöneticiler büyür. Başarının herkese faydası var. Bunlar oturulur konuşulur.

- Yeni sezonda sakatlık durumu ve tedavi sürecinde daha titiz olacağız -

"Türkiye Ligi'nde başarısızlığı sakatlıklara bağlamak yanlış. Orada konsantrasyon eksikliği, o rehavet ve örneğin GS maçında yapılan hata. Orda kalecinin sakatlanmasına rağmen oynaması bir fedakarlık mıydı? Fedakarlık yapması yanlış mıydı?. Şimdi oyuncuların sakatlanması gayet normal. Ama sakatlandıktan sonra rehabilitasyon ve iyi bakımla geriye dönersiniz. Kendi kendinize rehabilitasyon yapmalısınız. Dışarıdan birinin yorum yapması yanlış. Siz iyi bilgi verirseniz doktor da tedaviyi yapar. Tam profesyonel olmadı bazı arkadaşlar. Kendi hatalarından dolayı olan sakatlanmaları sakladılar. Deniz Barış dışarıda kavga etmiş, ayağına camlar girmiş kimseye söylemiyor. Appiah normal sakatlandı ameliyat oldu. Ameliyattan sonra iyi bakım yapması lazım. Appiah inat etti, ille oynamak istemesinden dolayı oldu. Roberto Carlos da sakatlandı ama illa oynayacağım diye Kayseri maçında oynadı ama kötü oynadı çünkü hazır değildi. Çok oynamak istemesinden dolayı problem oldu. Doktorları suçlamak yanlış. Hem doktorun hem de sporcunun suçu var. Yeni dönemde bunu çözeceğiz. Yeni dönemde doktorları daha sıkı denetim altına alacağız. Çünkü 100 milyon dolarlara varan bir yatırım bu."

- Rakip takımın olduğu Migros'ta kombine satmayacağız -

"Önce taraftara çok teşekkür ediyorum. Ben Aziz Yıldırım'ım. 10 senedir Başkanlık yapıyorum. Yanımda 8 senedir görev yapan arkadaşlarım var. Buraya tek başıma gelmedim. Bizler de bırakacağız. Bu noktaya gelirken, şana ve şöhrete ihtiyacımız yoktu. Fenerbahçe'yi iyi yerlere taşımak için geldik. Bu insanlar Fenerbahçe'den bir şey almaya değil, bir şey vermeye geldi. Taraftarımız için Fenerium'lar açtık. 45-50 trilyona ulaşan bir bütçesi var. Sportif A.Ş. de bu anlamda büyüdü. Bu taraftarımızın gücüyle oldu. Taraftar kart 135 bine ulaştı. Taraftarın hepsi kulübüne katkı sağlamayı amaçlıyor. Taraftarcda kulübünden alışveriş yapıp ya da satışa çıkarttığımız ürünleri alarak kulübüne katkı sağlama yarışı başladı. Geçen yıl kombine de 24 bin sattık, bu rakam sponsorlarla birlikte 26.500'e geldi. Bu yıl ise 23 bin 261 kombine satıldı. Birkaç gün içinde 24 bini tamamlayacağız. Eskiden medya 'Fenerbahçe şunu aldı, forma, kombine satışları patladı' diye haber yapardı. Buna katılmıyorum. Fenerbahçe'de Fenerbahçeli görevi neyse onu yapar. Ağustos 22'ye kadar kombineler 26 – 27 bine gelecektir. Sponsorlarla 30 bini bulacaktır. Yakın zamanda basında bu kez de "Bir grup bir yerden kombine alıyormuş" bunu engellemek için orada kombine satmadığımız yazıldı. Migros'u kombineye açmayacağız. Ama bunun nedeni farklı. Migros tribünü rakip takımın olduğu yerde. Bu nedenle özellikle büyük maçlar öncesinde polis rakip takım taraftarlarıyla bizim taraftarlarımızın arasına giriyor. İnsanlar zorluk çekiyor. Polis yarısına kadar çektiği için orada kombine sahipleri zarar görüyor. Bu nedenle Migros tarafını maç günü gelmek isteyenlere kullanacağız. Ama insanlar kombineyi yanlış anlıyorlar. İnsanlar kombine aldıklarında yerlerine oturabilmeli. Onları oturtabilmek de bizim görevimiz. Her gün şikayet mektubu geliyor. İnsanlar koltuklarına oturamadıklarından şikayet ediyor. Herkes aldığı koltuğa otursun. 100 YTL'lik yerden kombine alan 1000 YTL'nin yerine oturmamalı. Bu davranışlar ortadan kalkmalı. Herkes gelip yerine oturmalı. Kombine satışlarında her taraftara teşekkür ediyoruz. 30 bini bulan kombine ile tamamlayacağız. Fenerbahçe'nin gerçek sahibi Fenerbahçelilerdir."

- Küfüre ödediğimiz ceza çok fazla ve küfür hiçbir Fenerbahçeliye yakışmıyor -

"Avrupa'da statlarda kimse taşkınlık yapmıyor. Yapan varsa da tespit ediyorlar, bu şahıslar bir daha maça giremiyorlar. Bizde maalesef bu olmuyor. Reddettiklerinizi başkaları stada almaya çalışıyor. Bunlar artık tribünlerden gidecekler. Küfür dışarıda başlıyor, sonra statta devam ediyor. Stat çevresinde lokantalarda eğlenip giriyorlar. İnsanlar aileleri yanlarındayken küfür ediyorlar. Bayanlar da bu küfürlere ortak oluyorlar. Bunların önlenmesi lazım. Lokanta sahiplerinden rica ediyorum. Küfre karşı olmamız lazım. Taraftarlarımız küfür etmeyi bıraksınlar çünkü ceza yiyoruz. Taraftar kulübüne ceza aldırmamalı. Ceza almamızın sebebi bu. Geçen yıl 300 bin YTL'ydi. Bu yıl UEFA ve Türkiye'de 114 bin YTL ceza aldık. Bunun 74 bin YTL'sini TFF'ye ödemişiz. Küfür bizde çok azaldı ama sonunda hepimizin eşi, sevgilisi, kızı var. Azaldıktan sonra yok olmalı. Bayanlarla iç içeyiz. Bize yakışmıyor. Oyuncuların şahıslarına da küfür edilmemeli. Bu insanlar camiaya hizmet ediyorlar. Daha pahalı olan yerlerden de çok küfür geliyor. Böyle bir şeyin tamamen ortadan kalkmasını istiyoruz. Bu durumu çok sıkı denetleyeceğiz ve gerekirse biletlerini ve kombinelerini iptal edeceğiz"

- Medyanın yorumları, beklentileri aşırı kılıyor -

"Diyorlar ki tirajı artırmak için yapıyoruz. Onlar için doğru, yanlış olması önemli değil. Basının geçmişten gelen alışkanlıkları var. Eskiden Dereağzı'na gelen gazeteciler, kulübün bir danışmanı gibi çalışıyorlardı. Başkan ve yöneticilerle sürekli beraberlerdi ve yazıyorlardı. Kurumsal yapıyla basın haber alamamaya başladı. Bazı şeylerin de gizli kalması lazım. Bir oyuncu için kulübüyle pazarlık yaparken, pazarlık gücünüz azalıyor. Mesela Şubat ayından bu yana basına göre Fenerbahçe 110 tane futbolcu ve antrenör aldı. Şimdi 'Kanoute imzaladı' ve 'İmza başkanın kasasında' diyorlar. Öyle bir kasa yok. 'Bonservisi 15 milyon Euro' diyorlar. Şimdi futbolcu da bu haberi hemen alıyor ve kafasında 15 milyon Euro oluşuyor. Aşırı beklentilere girilmesine neden oluyor."

- Fenerbahçe medyası adı altında Fenerbahçe karşıtı medya var -

"Fenerbahçe medyası diye bir şey söylüyorlar. Bunları Fenerbahçe medyası yazıyor. Ben 10 yıldır başkanım, bu Fenerbahçe medyasını çözemedim. Ben Fenerbahçe'nin iyi olması için yazan kişileri göremedim. En ufak bir haber abartılıyor ve aleyhine kullanılıyor. Medyada şimdi, taraf tutmak var. Fenerbahçe medyası yok. Fenerbahçe medyası adı altında Fenerbahçe karşıtı medya var. Murat Bey çıktı geçen yıllarda 'Fakir fukara edebiyatı yapmayın' dedi. O söz 'Biz çok yukarılarda dolaşıyoruz, diğerlerini küçük görüyoruz'a döndü. Geçen sene de oldu. 'Fenerbahçe'nin kadrosu çok iyi' diye sürekli söylendi. Şimdi bak Fenerbahçe kaç oyuncusundan faydalanıyor? Fenerbahçe'nin aşağıya gitmesi için el birliğiyle fikirler üretiyorlar. Hakemler de etki altında kalıyor. Son iki ceza kurulu hikayesi. Ankaraspor maçı sonrası ben 45 dakika maçı uzattınız deyince 20 milyar lira ceza ve hak mahrumiyeti cezası kestiler. Haber yapacağım diye haber yapmamalılar. Spor gazeteleri adı altında çıkan gazeteler büyük gazeteleri de bozuyor. Onlar oturuyor masa başında yazıyor. Büyük gazeteler de bunlar niye bizde yok diye soruyor."

- Fenerbahçe bir spor kulübüdür -

Biz hep dünya kulübü olacağız dedik. Dünya takımı olacağız demedik. Bu anlamda Fenerbahçe Spor Kulübü'nu alıp incelemek, yorumlamak lazım. Kürek takımımın hem yöneticisini, hem sporcusunu kutluyorum. Çünkü kürek Fenerbahçe'de geçmişten beri gelen geleneksel bir branşımızdır. Geçen sene kaybettiler, bu sene telafi ettiler. Tüm amatör branşlarda devamlılığı sağlamalıyız. Bu da tesislerle olur. İnsan kaynağımız var maddi kaynaklarla desteklersek bunlar olur. Erkek basketbol takımımız inşallah çarşamba günü bize şampiyonluğu hediye edecekler. Herkesi oraya bekliyoruz. Birkaç senedir, voleybolda hem erkeklerde hem bayanlarda, genç ve yıldız takımlarımız şampiyon oluyor. Bu yetenekli gençlerimiz gelecek senelerin milli kadrosunu oluşturacak. Bunlar altyapımızın göstergesi. Bunlar, 7-8 sene önce yapmaya başladığımız salonlarla başladı. Onun dışında yüzme aynı şekilde. Atletizmde lokomotif biziz. Fenerbahçe olmazsa, atletizm de olmaz. Masa tenisinde büyük başarılar kazandık. Boks da her sene birinci oluyoruz. Yelken şubesi yine aynı şekilde çok başarılılar. Yüzücüler hep birinci oluyorlar. Sporcularımız hem başarılı, hem de Türkiye'yi olimpiyatlarda temsil edecekler. Bunlar sponsorluklarla daha da iyi olur. Ama sponsorluk yasamız eksik. Bununla birlikte daha da iyi hale geleceğiz. Halk Bankası, Vakıfbank gibi kulüplerin de gençlik sporlarıyla birleşmesi gerekli. Bizim Ülker'le yaptığımız gibi yani. Böylece altyapıya yönelerek, daha iyi bir gelecek sağlanabilir. Bunları da yaparsak amatör kulüpleri Türkiye'de daha iyi noktaya getiririz"

- Amatör branşlara yapılan çalışmalar, kulüplerin vergilerinden düşülürse ve sporcudan kesilen vergi de bir yerde toplanırsa önemli bir atılım olur -

"Amatör şubelerle ilgilenen yönetici arkadaşlara ve genel kaptanlara teşekkür ediyoruz. Sporculara ailelerine teşekkür ediyoruz. Aileler bu anlamda çok önemli. Çünkü onlarda gerekli özveride bulunuyorlar. Bu çocuklar daha çok imkan verilse daha da iyi duruma gelirler. Tüm sporcuları kutluyoruz. Olimpiyatlara Türkiye'de 58 sporcu gidecek. Bizim kulübümüzden 17 Fenerbahçeli gidecek. Bu sayıların artacağını umarım. Atletizmde 4-5 sporcumuz daha da artabilir. Diğer branşlar için de bu geçerli. Sonuçta Fenerbahçe Spor Kulübü halter ve güreşi çıkarttığınızda diğer branşlarda olimpiyatlara sporcu veren bir kulüp. Profesyonel olarak spor kulüplerinden alınan vergilerin ve amatör branşlara yapılan yatırımlar uyarınca düşürülmesini önerdik. Amatör branşlara yapılan çalışmalar, kulüplerin vergilerinden düşülürse ve sporcudan kesilen vergi de bir yerde toplanırsa önemli patlama olur. Bütün kulüpler altyapılara daha çok yatırım yaparlar. Bunu Maliye Bakanımıza arz ettik ama bir türlü kapsamlı bir rapor veremedik. En kısa zamanda bunu da yapacağız. İnşallah Türkiye olarak böylelikle amatör branşlarda büyük bir atılım yaparız"

- Fenerbahçe'nin toplam bütçesi 300 milyon YTL -

Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak 2007 yılında 31 trilyon vergi ödedik. Fenerbahçe Sportif A.Ş.'nin taahhüt ettiği gelirler var. Bunlar 40 trilyon civarında. Fenerbahçe'nin toplam bütçesi eski parayla 300 trilyon. Stat gelirleri 8 milyon dolar. 1 milyar 100 milyon dolar Fenerbahçe Sportif A.Ş'nin bedeli. Bu rakamlar gittikçe büyüyecektir.

- Bir milyon üye için çalışmaları başlatacağız -

"Bir milyon üye konusunda avukatlar ve konuyla ilgili birimlerle bir görüşme yaptık. Bir daha toplanamadık. Bu ay tekrar bir araya geleceğiz. Ben Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe'den hiçbir beklentim yok. Bugün git derler giderim. Ama Fenerbahçe'de çok büyük bir potansiyel olduğuna inanıyorum. Bu da camia ve taraftar! Bunları nasıl forma ve taraftar kartı alma konusunda harekete geçirdiysek, o şekilde üye yapılabileceğimizi de düşünüyorum. Bugün 10 milyara herkesi üye yapamazsınız. Biz Fenerbahçe'yi büyütmek istiyorsak gerekli çalışmaları yapmalıyız. Bir milyon üye potansiyeline getirirsek daha sonra bu sayı 1,5 - 2 milyona gelebilir. Barselona'da kulüp üyeliği için şartlar var. Onlar kombine kartı almayı şart koşuyorlar. Bizim şu anda 15 binden fazla üyemiz var. Vefat edenleri çıkartırsak 13 bin civarında yaşayan üyemiz var. Onlar da bedeller ödemişler. Onları mağdur etmeden bir çözüm bulmalıyız. Seçimlerin nasıl olacağı da sorun olabilir. Bunlara çözüm bulmalıyız. 1 milyon kişiyi 1 milyardan üye yaparsanız büyük para olur. 1 milyarı ödedikten sonra üyesin demek. Doğmamış çocuğunu bile üye yapar. Doğan çocuk 10 yıl sonra üye olacak. Yıllık aidatlar var. Muazzam bir maddi kaynak yaratırlar. O parayla yatırımlar yaparsınız. Bu şekilde ne Milan ne de Real Madrid Fenerbahçe'nin önünde duramaz. Bunlar bizim düşüncelerimiz. Stat gelirleri 50 milyon dolar diyelim en fazla 70'e çıkartırız. Televizyon gelirleri 50-60 milyon dolarken 16-27 milyon dolar. Reklam gelirleri falan derken yılda 50-60 milyon dolar arttırırsınız. 250 milyon doları 300 milyon dolara çıkartırım sonra 310, 320 diye gider. Ama eğer dediğim üyeliği yaparsak 1 milyar dolar kar elde ederiz. Taraftarımız Fenerbahçe'ye sahip çıkmaktadır. Benim olup olmamam önemli değil. Bu proje Fenerbahçe'ye büyük katkı sağlar. Taraftarında buna 'Evet' demesi lazım. Herkesin aklı selim düşünmesi gerekir. Onlara daha sağlam bir kulüp bırakmak borcumuz. Genel kurula getirip sunacağım. Ama düşüncem; Fenerbahçe bu büyümeyi hak ediyor."

- Sahte ürün satanların peşindeyiz -

"Fenerium, 62 tane mağazamızın 370'e yakın satış noktası olan bir kurum haline geldi. Fenerbahçe'nin gözbebeği. Taraftarlarla iç içe olan bir kurum. Sıkıntıları sahte ürün. Fenerbahçe taraftarı çok bilinçlendi. Çok iyi mücadele ediyorlar Bunun dışında Türkiye'de iyi takip olmadığı için, sahte ürünle ilgili 1100 dava devam ediyor. Mahkemelere gittiğinizde işler uzuyor. O yüzden Taraftarımız sahte ürün üreten ve satanları lütfen bize ihbar etsin ve sahte almasın. Sahte ürün yapanlara da sesleniyorum. Çok sıkı takip yapıyoruzç ve bu işin peşini bırakmayacağız."

- Tesislerimiz peşpeşe hizmete açılacak -

"Kapalı solonla ilgili müracaat yapıldı, imar durumları çıktı. Bu ay içinde her şey bitmiş olacak Bir askılık olmazsa, büyük ihtimalle bu sene temelini atarız. Hem basketbol, hem de voleybola hizmet edecek bu salon.. Yanına bir yüzme havuzu yapacağız. Sadece üyelere hizmet edecek olan havuzu ise15 Haziran'da açıyoruz. Eski kulüp binasını misafirhane şeklinde butik otel haline getirdik. Transfer ettiğimiz oyuncuları orada konaklatacağız. Dışarıdan gelmek isteyenler de kalabilecek tabii. Ankara tesisleri, 31 Aralık'ta hizmete girecek. Faruk Ilgaz'a benzeyen bu tesiste, Ankara'ya giden tüm takımlarımız kamp yapacak ve bu tesis tüm Fenerbahçelilere hizmet edecek. İş merkezi için ise, Anıtlar Kurulu'yla bir çalışmamız var. Milli Eğitim'le protokol yapıp, o işe başlayacağız. Bayan voleybol takımımızın sponsoru Acıbadem Hastanelerinin sahibi M.Ali Aydınlar'a buradan tekrar başsağlığı diliyorum evladını kaybetti. Sayın Aydınlar ile voleybolla ilgili konuştuk.Caferağa'yı daha da büyütüp, tüm takımlara hizmet eden bir salon yapmak istiyoruz. Sayın Aydınlar, orayı genişletip oğlunun adını vermek istiyor."

- Kulüpler Birliği şahısların değil, futbolun sorunlarını çözecek -

"Kulüpler Birliği'nde Mecnur Odyakmaz, Rizespor Başkanı Kadir Bey ve Vestel Manisaspor Başkanı Kenan Bey, başkan olmam için çok arzu ettiler. Toparlayabileceğimi söylediler, federasyonla olan ilişkiler nedeniyle benim olmamı istediler. Yönetici arkadaşlarla konuştuk ve karar verdik. Kulüpler Birliği ülke futbolunun sorunlarını çözen bir kurum haline gelecektir. Orası kulüplerin ve şahısların değil, ülke futbolunun sorunlarını çözen bir kurum olacak."

- Kaliteli oyuncunuz yoksa başarı tesadüftür -

"Transfer yaparken nereye nasıl oyuncu yapacağımızı konuşuyoruz. Bu işi yapmaya 1 yıl önceden başlarız. O girişimler sonucu çözeceksek devam ederiz. Yani günübirlik şunu alalım, bunu alalım o zor. Transferler uzun ve sabır isteyen çalışmalardır. Emre'yi 3 yıl önce Inter'de oynarken transfer etmek istiyorduk. Şimdi benim düşüncem şöyle: Futbol kaliteli oyuncularla oynanır. Kaliteli oyuncu yoksa futbol oynayamazsınız, başarılar tesadüftür. Kaliteli oyuncularla hep bir devamlılık vardır. Futbol takımımın başarılı olması için kaliteli oyuncularla donanması lazım. Bundan dolayı kadromuzda kaliteli oyuncu istiyoruz. Bizim yabancı oyuncu istememizin nedeni- yabancı hayranı değiliz- takımımızı düşünüyoruz. Biz yabancı oyuncu artsın derken, kaliteli oyuncu istiyoruz. Hiç Fenerbahçe'ye oynamayacak oyuncu getirdik mi? Ortega, Anelka, R.Carlos gibi... Emre'yle ilgili kulübüyle ön anlaşma yapılmıştı. Önümüzdeki hafta menajeriyle ilgili görüşmelere başlayacağız ve sanırım kampa katılacak. Son gece pazarlıkta 6-7 yönetici vardı. Bizde herkesin bilgisi vardı ama bir gün basında çıkmadı.

Fatih Terim'le bir temasımız olmadı. Fatih Terim de bu konuda açıkrlama yaptı. Zico ile görüşmeler devam ediyor. Avukatıyla görüşüyoruz. Geçen sene şampiyonluğu kaybetmeyi kabul edemiyorum. Bizim bu takımla şampiyon olmamız lazımdı. Herkes hatalarını düzeltecek. Anlaşabiliriz de, anlaşamayabiliriz de. Karşılıklı konuşmalar neticesinde çözüme ulaştırırsak anlaşırız. Bu sorunları geçeriz. Fenerbahçe'nin ileriye doğru dönük gelişmesi için gereken her şeyi yaparız. Bizim için kolay. Sehim'le avukatı aracılığıyla anlaşmaları yaptık, anlaşma 1 ay önce yapıldı kasada duruyor. Semih 2 yıl burada kalacak. Aurelio'yu Galatasaray arayabilir, konuşur alabiliyorsa alabilir. Hiç problem değil. Anlayışları yavaş yavaş atmalıyız. Eğer bir takıma katkısı olacaksa, faydalıysa alabileceksek alırırız. Buraya gelecekse kalitelisi gelmeli. 6+2'ye karşıyız ama geçiş için önemli. Fenerbahçe kadrosunu şöyle değerlendirmek lazım: Bizim geri dörtlümüz Sevilla'da, olsaydı onlar, onların forveti biz de olsa biz şampiyon olurduk.

- Türkiye Ligi'nde şampiyon olabilecek, dışarıda ise en az geçen seneki başarıyı tekrar eden bir takım yaratacağız -

3 tane santrforla görüşme yapıyoruz 2 tanesi basında hiç çıkmadı. Bu 3'ünden bir tanesini getireceğiz. Appiah'la FİFA'lık bir davamız var. Onun sonucuna göre davranacağız. Geriye Maldonado ve Kezman kalıyor. Ben Kezman'ın kalmasını istiyorum. Kezman'ı takasta kullanmayacağım. Ben oyuncu takası yapmam. +2 bekleyen tipte oyuncu olmalı. Fenerbahçe Spor Kulübü 1 santrafor alacak. Gerekirse bir yerli santrafor da alacak. Rahat olsunlar, biz yatırımları yapıyoruz. Türkiye Ligi'nde şampiyon olabilecek, dışarıda ise en az geçen seneki başarıyı tekrar eden bir takım yaratacağız. Marco ile ilgilil 1 yıllık uzatma hakkımız vardı biz bunu federasyona bildirdik. Oyuncunun da gönlünü alıp bunu yapmalıyız. Nihat Kahveci gibi yerli oyuncuları hangisini alabilirsek almak istiyoruz. 2012'de 6+5 için şimdiden hazırlık yapmalıyız. Eğer yerli oyuncu kalitesini yükseltirsek16-17-18 yaşında, R. Madrid ve Barcelona gibi oyuncular getiririz. Düşünceleri artık buraya götürmeliyiz. Bunun için de benim elimde kaliteli oyuncu olmalı. Kaliteli Türk çocuklarını toplayıp, onlara yabanca kalitelileri koyup, kontenjanın bir kısmını da genç yabancılara ayırmalıyız. Kanoute ile ilgili ciddi bir işlem yapmadık. Eto'o 40 milyon Euro. Biri alıp hediye ederse memnuniyetle kabul ederiz.

Volkan iyi kaleci, iyi çalışırsa çok iyi kaleci olacak. Yalnız Volkan'la gitmek de yanlış olabilir. Şartlara göre yeni bir değerlendirme yaparız. Alternatif olarak yerli-yabancı bir kaleciyle çözebiliriz. Serdar geldi çok yüksek bedel istedi. 800 isteyen geldi 1. 900-2 trilyondan bahsetti. Hiç görüşme yapmadık. Türkiye'de yüzde 100 enflasyon mu var? Önder, Hoca'dan şikayetçi, oynatmadığı için. Onun için yüksek para istedi, daha yükseğini istedi ve Önder Turacı gitti başka kulüple anlaştı. Bir sağbek, solbek genç santrofor alabiliriz. Lugano'nın sözleşmesi devam ediyor. Takımdan kimseyi vermeyi düşünmüyoruz."

- Stat tadilatı UEFA finalinden sonra olacak -

"Statta yapılacak tadilat çalışmaları konusunda çok dikkatli ve titiziz. 2009 UEFA finali için bu sene stada dokunmayacağız. Üstünün kapatılması çalışmasını bu sene yapmak istemiyoruz. Çünkü UEFA ile sıkıntıya girmek istemiyoruz. Epey sıkıntılar var. Statla ilgili çalışmaları seneye yapacağız."

- Fenerbahçe'nin taraftarı her zaman kulübüne sahip çıkıyor -

"Taraftara şunu söylemek istiyorum. Bizi iyi günde de kötü günde de desteklediler. Tüm yöneticilerin işi gücü var. Tüm yönetici arkadaşlarım, herkes işini gücünü bırakmış burada çalışıyor. Bu bir sevda. Onlar biliyor ki herkes en iyisini yapıyor. Biz en çok üzülen taraftardan daha çok üzülüyoruz. Üzüntüyle evden bile çıkamıyoruz. Her şeyi yapmak kolay değil. Sıkıntıları aşmak için zamana ihtiyaç var. Taraftar rahat olsun. Biz gerekeni yapacağız. Fenerbahçe'ye faydalı olacak oyuncuları alacağız. Fenerbahçe'nin taraftarı her zaman kulübüne sahip çıkıyor. Taraftar, transfer yapılınca kombine alır düşüncesi de bitti. Kombineler, ne noktaya geldiğimizi göstermiştir. Ben Fenerbahçe'nin, ben olmasam da büyümesini istiyorum. Rice ediyorum oyuncuların aleyhinde bir şey yapmasınlar. Bunlar 23-24 yaşında genç insanlar. Bu gözle bakıp onları öyle eleştirelim. Herkese teşekkürler. Desteğe devam, küfrü ortadan kaldıralım. Fenerbahçe büyüyecektir."
,






30 Mayıs 2008 Cuma

EMRE BELÖZOĞLU FENER'DE!



Emre Belözoğlu Fenerbahçe'de diyebiliriz. Resmi site de günlerdir yalanlamadı bu Emre haberini ve bu gece resmi açıklamada bulundu.Transfer kesin olmamasına rağmen Emre'nin de açıklamaları transferi kesinler cinsten.

İşte resmi sitedeki açıklama şöyle:


Kulübümüz Newcastle United forması giyen Milli Futbolcu Emre Belözoğlu'nun bonservisi konusunda İngiliz kulübüyle anlaşmaya varmıştır. Emre Belözoğlu transferi için milli futbolcunun menajeri Ahmet Bulut İle görüşmeler başlatılmıştır.
Spor kamuoyuna duyurulur
Fenerbahçe Spor Kulübü


EMRE BELÖZOĞLU KİMDİR?
7 Eylül 1980, İstanbul'da doğdu. Türk futbolunun son senelerde yetiştirdiği en önemli futbolculardandır. Milli Takım oyuncusu ve FA Premier League külubü Newcastle United'da orta sahada forma giyiyordu. Mart 2004'de Emre, Pele tarafından yaşayan en büyük 125 oyuncu arasında gösterildi. 14 Haziran 2005'de Newcastle ile Inter Milan arasında yapılan anlaşmayla Inter Milan'dan Newcastle United'e transferi gerçekleşti.



Emre: "Mutluyum, geri dönüş yok"


Galatasaray'da yetişen ve sarı kırmızılı takımla büyük zaferlere imza atan Emre Belözoğlu, Fenerbahçe'ye transferini doğruladı. Lig TV Muhabiri Bahri Havadır'a konuşan Emre, bu transferden dolayı mutlu olduğunu dile getirdi. "Fenerbahçe beni uzun süreden beri istiyordu. Ben de Türkiye'ye dönmeye karar verdim." diyen Emre, artık geri dönüşün olmadığını da sözlerine ekledi.



HOŞGELDİN EMRE :)